headerLogo2b-18pt-myriadpro

Bütün Sevdiklerimiz Orada Olmazsa Cennet Nasıl Kusursuz Bir Yer Olabilir?

Tanrı’nın onlara öğrettiği bu dört ders, bizim de öğrenmemiz gereken derslerdir:

1) Suçlu bir günahkarın Tanrı’ya yaklaşması için uygun bir giysiye ihtiyacı vardı.
2) Kendi elleriyle hazırladıkları incir yapraklarından önlükler Tanrı için kabul edilebilir değildi.
3) Örtüyü Tanrı’nın sağlaması gerekiyor.
4) Zorunlu olan bu örtü ancak ölümle sağlanabilirdi.

Günahın ücreti ölümdür. Tanrı, kendisine itaat etmemeleri durumunda ödenmesi gereken ücretin ne olduğunu söylemişti. Tanrı’nın bu değişmez açıklamasına tekrar bakalım:

“RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Adem'i oraya koydu. Ona, “Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin” diye buyurdu, “Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.” (Yaratılış 2:15-17, Eski Antlaşma)

04 bribe1 sharperAdem ile Havva, Tanrı’nın buyruğuna karşı gelmişlerdi ve adalet yasanın cezasının yerine getirilmesini bekliyordu. Merhamet, ancak adalet yerine geldikten sonra görünebilir. Tanrı, işlenen bir suçun cezasından kurtulmak için biraz parayla rüşvet verebileceğimiz polis memuru veya devlet memuru gibi değildir. Çevre yolunda hız yaparken veya KDV ödemeden alışveriş yaparken yakalanırsak, Tanrı bu suç hiç işlenmemiş gibi davranan veya alelacele birkaç büyük banknot sıkıştırmamız için arka cebini açan adamlara benzemez. Söz konusu Tanrı olduğunda, merhamet ancak adalet yerine geldikten sonra mümkündür. Tanrı, Adem ile Havva’yı giydirdikten sonra günahın ancak kurbanın ödeyeceği bedelle, yani yaşam alınıp kan akıtılarak örtülebileceğini gösterdi. Kurbanı getirerek, kurbanı sunan kişi sunusuyla özdeşleşir ve günahkar olduğunu ve yargıyı hak ettiğini kabul eder. Ölümün yasal olarak gereklilik olduğunun farkındadır.

Tanrı’nın yaptığımız iyiliklere bakarak bizi kabul etmesini bekleyemeyiz. Bütün bir yaşam boyu yapılacak iyilikler bile buna yetmeyecektir. Bunun farkında mısınız? Zamanınız varsa lütfen, “Kurbanın Üzerindeki Sır Perdelerinin Kaldırılması” adlı makaleyi okuyun. Tanrı’nın kendisine nasıl yaklaşmanızı istediğini anlamanıza yardımcı olacaktır. Sadece bugün için değil, cennete girmenize izin verip vermeyeceği söz konusu olduğunda da aynı şey geçerlidir. Cennete ya bu şekilde gireriz ya da hiç girmeyiz.

Cennet sonsuzluğu geçireceğiniz yuvanız olursa, sevdiklerinizin bu görkemli yerde olmadıklarını öğrendiğiniz zaman nasıl tepki göstereceksiniz? Acı, üzüntü ve hayalkırıklığının olmadığı bir yaşantı hayal etmek zor, değil mi? Yaşamın acı veren bu yanları cennette de devam edecek mi? Sevdiklerimizden sonsuza dek ayrı düşmemizden kaynaklanan bu bitmeyen acı bizi tüketecek mi?

Tanrı pek çok ailenin yaşayacağı bu çıkmazı işte böyle çözecek: “Onların gözlerinden bütün yaşları silecek. Artık ölüm olmayacak. Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak. Çünkü önceki düzen ortadan kalktı.” (Vahiy 21: 4, İncil). Cennetle ilgili ayrıntılı bir betimleme için Vahiy 21-22. bölümlere bakabilirsiniz.

05 image4434 joy 45 lower rezCennete vardığımız zaman yakınacağımız veya üzüleceğimiz hiçbir şey olmayacak. Yüceltilmiş ve kusursuz olacağız. Yüreklerimiz, tutumlarımız ve düşüncelerimiz tamamıyla Tanrı’yla uyum içinde olacak. Burada, dünyadayken sevdiklerimize olan hislerimiz çok derindir ve böyle de olmalıdır. Fakat bu ayetin sonuna dikkat edin, “…önceki düzen ortadan kalktı” denmektedir. Cennet bu dünyadaki yaşamın devamı değildir. Yeni düzende Tanrı, sevdiğimiz birinin orada olmamasından dolayı üzülmememizin bir yolunu bulmuştur. Sevdiğimiz biri bizimle birlikte cennette değilse, bu durum cenneti cennet olmaktan çıkarmaz veya bizim cennetten keyif almamızı engellemez. O sonsuz yerde yaşama sevinç katmayan hiçbir şey aklımıza gelemez.

“Yaşam yolunu bana bildirirsin. Bol sevinç vardır senin huzurunda, sağ elinden mutluluk eksilmez.” (Mezmur 16:11, Eski Antlaşma)

NOT: Bazı dinlerde ölülerin araftan kurtulacakları ve cennete ulaşacakları düşüncesiyle onlar için dua edilir. Örneğin Katolik inancında hala yaşamakta olan Katolikler'in ölmüş ve arafta bulunan bir kişi için dua ederek, sadaka vererek ve sevaplar işleyerek bu kişiye yardım edebilecekleri öğretilir. Bunu Katolik Kilisesi Katekizmi’nde okuyabilirsiniz. Bkz. paragraflar 958, 1032 ve 1475. (Katolik Kilisesi Katekizmi, Katolik Kilisesi’nin inanç ve uygulamaları konusunda resmi yayınıdır.) Bu, Kutsal Kitap'ın öğretilerine aykırıdır. 

Eğer Müslümansanız ölüler için dua etmenin mümkün olduğu size de öğretilmiştir. Bu da Tanrı'nın Tevrat, Zebur ve İncil'de açıkladıklarına aykırıdır. Doğrusu sevdiğimiz kişiler ölüm perdesinin ardına geçtikleri anda sonsuzluğu iki yoldan birinde hemen tecrübe etmeye başlarlar. 06 image7857zzz choice 45(1) Günahkarların Kurtarıcısı İsa Mesih tarafından hemen cennete buyur edilirler. Doğrudan cennete? Gerçekten mi? Evet, gerçekten. “Nitekim Mesih de bizleri Tanrı'ya ulaştırmak amacıyla doğru kişi olarak doğru olmayanlar için günah sunusu olarak ilk ve son kez öldü.” (1. Petrus 3:18, İncil). (2) Ya da ölmüş olan sevdiklerimiz, daha önce hiç kimsenin bilmediği derecede derin bir üzüntünün ilk tecrübelerini edinmeye başlarlar. Her iki durumda da sevdiklerimizin geleceği teri alınamayacak bir biçimde belirlenmiştir ve sonsuzluğa adım attıkları ilk andan itibaren bu sonsuzluk içinde değiştirilmeleri mümkün değildir.

Bu web sitesinde Tanrı’dan gelen karşılıksız armağan hakkında öğreniyorsunuz. Diğer bir deyişle, sonsuzluk boyunca cennette Tanrı’ya katılmaya davet ediliyorsunuz. Bu armağanı ya da daveti imanla kabul edebilirsiniz. Yani, İsa’nın uğruna öldüğü günahkarlardan biri olduğunuzu kabul ederek. Bu davet sizin yaptığınız iyi işlere dayanmaz.

Sonsuzluktaki evinize karşılıksız gidebilirsiniz. Önce azap ve araf yoktur. Günahımızın yüksek ücreti zaten ödenmiştir. “Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı'nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa'da sonsuz yaşamdır.” (Romalılar 6: 23, İncil)

Cennette sonsuz yaşam armağanı karşılıksızdır ama ucuz değildir. Kurtuluş Rab İsa’nın ölümüne neden olmuştur. İsa’nın bedeni gömülmesinden sonra mezarda sadece üç gün kaldığı halde, Günahsız Olan’ın bütün günahlarımızı taşımasının acısı dayanılmaz olmuş olmalıdır. Fakat Tanrı’nın lütfu böyledir. Bizim bedel ödememiz gerekse, lütuf lütuf olmaz, karşılıksız da karşılıksız sayılamaz. Cennette sonsuz yaşam armağanı gerçekten bir armağansa, bunu elde etmemiz için ödeyecek neyimiz olabilir? Hiçbir şey!!!