headerLogo2b-18pt-myriadpro

Katolik Kilisesi’nin Aklanma Konusunda Anlayışı Nedir? “O Kutsal Su Benim İçin Hiç İşe Yaradı mı, Anne?”

28 image10083 gift long 45EYÜP: “Bir dakika! Daha şimdi önemli bir ayet okudum. “İnsanlar İsa Mesih'te olan kurtuluşla, Tanrı'nın lütfuyla, karşılıksız olarak aklanırlar. (Romalılar 3:24, İncil). Sizin akademisyenleriniz bu ayeti okumadı mı? Ne öğrettiğini anlamıyor musunuz? Eğer aklanma Tanrı’nın Kutsal Kitap’ta açıkladığı gibiyse onu satın almamız, kazanmamız veya dinsel eylemlerimize bağlı olarak üzerinde hak iddia etmemiz mümkün değil. Karşılıksız, hak edilmeyen bir armağandır. Yasaya itaatimiz veya herhangi bir din yetkilisinin bizlerden beklediği iyi eylemlerle hak edilemez!    

KATOLİK KİLİSESİ: “Dur bakalım Eyüp! Kutsal Kitap’ı yorumlama yetkisi Tanrı tarafından sadece bize verildi. İşte bu konuda son söz budur. Bizim Kilisemizin doktrinleri sadece imanla aklanmayı reddeder. Tanrı’dan gelen bir armağan DEĞİLDİR.”

“Aklayan imanın, Mesih sayesinde günahları bağışlayan ilahi merhamete güvenden başka bir şey değildir dersen veya sadece güvenerek aklandığımızı söylersen, afaroz edilirsin.” (Trent Konsülü, 6. toplantı, Aklanmaya İlişkin Hüküm, Kanon 12). 

“Eyüp, eğer bu konuda ısrar edersen afaroz edilirsin!” 

EYÜP:  Eyüp, bu önemli konuda tüm gerçeği duyduğundan emin değildi. Dünyadaki herkesten çok Eyüp, Tanrı’yla doğru bir ilişkiye sahip olmadığın sürece hayatta ne kadar zengin veya ünlü olmanın veya ne kadar acı çektiğinin önemi olmadığını biliyordu. Katolik Kilisesi’nin kendisini tehdit etmesine izin vermeyeceğini de biliyordu, bu nedenle şöyle sordu;

“Lütfen cevaplayın. Herhangi bir kimse, Tanrı’nın lütfunun hak edilmeyen iyiliğini kendi için kazanabilir mi? Lütuf zaten kendi tanımı gereği hak edilmeyen iyilik demektir. Hak edilmeyeni hak edemezsiniz. Gücenmeyin ama büyük bir yanılgı içindesiniz ve öğretişleriniz çok yanlış. Bence, bu ayeti okuyan mantıklı insanlar Tanrı’nın sözünü ettiği aklanmanın bizden kaynaklanan bir neden veya hakla gelmediğini anlar. Ayrıca, eylemler veya yapılan dinsel uygulamalarla lütfu kazanabileceğinizi söylemek lütfun anlamını yanlış anlamaktır. Tanrı’nın, elçi Pavlus’a, aklananlarla ilgili esinlediği sözcük ‘karşılıksız’ sözcüğüydü. Lütfen benimle birlikte tekrar edin, “Karşılıksız... Karşılıksız...”

29 image10115 gift 45KATOLİK KİLİSESİ:  [Sessizlik]

EYÜP: “Haydi! Söyleyin, ‘Karşılıksız… Karşılıksız.’ Benden sonra tekrar ettiğinizi düşünmeyin. Tanrı’dan sonra tekrar ettiğinizi düşünün. Tanrı, hepinizi karşılıksız olarak bağışlayacağını bilmenizi istiyor!” 

KATOLİK KİLİSESİ: “Böyle bir şey yapmayacağız!” diye geldi gecikmiş yanıtları. “Öğretişlerimiz ve papalarımız yanılmazdır. İmparatorluğumuzun büyüklüğüne ve görkemine bakın! Nasıl hata yapmış olabiliriz?”

EYÜP: “Lütfen arkamdan tekrar edin, “Karşılıksız… Karşılıksız!” 

Bu arada Katolik Kilisesi artık Eyüp’ü dinlemiyordu. Sonra Eyüp’ün Katolik olup olmadığını kontrol etmek için üyelik kaydını iki kez kontrol ettiler. Eğer olsaydı, bu davranışını Kanon No. 1364 (Yasa Kanonu, Kitap 6, Kısım 2) ışığında değerlendirip Eyüp’ün Katolik Kilisesi’nden afaroz edilip edilmeyeceğine karar vereceklerdi.

Eyüp İçin Yedi Gerçek

Aşağıdaki yedi ayette sözü edilen iman “yaptığım iyi şeylere iman” veya “yapmam gereken iyi şeylere iman” veya “Tanrı’yı memnun etmem için Katolik Kilisesi’nin yapmamı buyurduğu şeylere imanla” ilgisi yoktur. Katolik Kilisesi’nin öğrettiği gibi imanın aklanmaya götüren ‘ilk aşama’ ve iyi eylemlerin ‘ikinci aşaması’ olduğu anlamına da gelmez. Kutsal Yazılar, aklanma söz konusu olduğunda iyi eylemlerin hiçbir önemi olmadığını belirtiyor. “Ancak çalışmayan, ama tanrısızı aklayana iman eden kişi imanı sayesinde aklanmış sayılır.” (Romalılar 4:4-5, İncil) 

30 good works get you to heaven no way 45Bu ayet İsa’ya iman eden kişinin iyi şeyler yapacağı bir hayat sürdürmeyeceği anlamına gelmez. Sadece, Tanrı karşısında doğru bir konuma sahip olmak için iyi bir yaşam sürdürmeye çalışmaz. Eğer İsa’ya gerçekten iman ediyorsanız Tanrı sizi zaten akladı.  Aklanma, insanın İsa Mesih’e iman ettiği anda gerçekleşen Tanrı’nın pekçok işinden biridir. İmanla gerçekleşir. İman, aklanmanın aracıdır. Aşağıdaki Eyüp için yedi gerçek listesinde bunu 3 numaralı gerçekte açıkça göreceksiniz.

İman nedir ve nasıl ediniriz? Gerçek iman Tanrı’nın Sözü’ne inanmak ve buna göre davranmaktır. Kutsal Kitap’ı okursunuz, Tanrı’nın yüreğinize konuştuğu bildiriyi duyarsınız ve buna karşılık verirsiniz. “Demek ki iman, haberi duymakla, duymak da Mesih'le ilgili sözün yayılmasıyla olur.” (Romalılar 10:17, İncil) 

Tanrı’ya bağlı bir yaşam sürdürmeyen insanın aklanmak için ne yapması gerekiyor? Tanrı’nın kendisini aklayacağı noktaya ulaşmak için binlerce sevap daha mı işlemesi gerekiyor? “Tanrısızı aklayan” ifadesine dikkat edin. Tanrı bunu yapıyor ve bu ifade ayetin çok önemli bir kısmıdır. İnsanın günahkar olduğu, tanrısız bir günahkar olduğunu üstü kapalı bir şekilde ifade ediyor. Tanrı, ileri bir doğruluk düzeyine eriştikleri için aklamıyor onları. İsa Mesih’in müjdesi Tanrı’nın günahkarları oldukları gibi kabul etmesidir. Tanrı, aklamadan önce günahkarların yaşamlarını düzeltmelerini beklemiyor. Aklanmış veya aklanmamış, aklanmayı kendi içlerinde eşit derecede hak etmiyorlar. Fakat harika olan haber İsa’nın onların yerine ölmüş ve günahlarını bağışlatmış olmasıdır ve ölümünün sonuçları veya faydaları onlara aktarıldı.

Maalesef, Katolik Kilisesi insanları yanlış bir şekilde yönlendiriyor. Tanrı’ya yönelen günahkarlara aklanmadan önce ahlaksal bir değişim yaşamaları gerektiğini söylüyor. (Katolik Kilisesi Katekizmi, paragraf 48-52.) Maalesef, Katolik Kilise, aklanmayı isteyenleri doğrudan İsa Mesih yerine kilise tarafından oluşturulmuş bir programa yönelterek yanlış yola saptırıyor. Katolik Kilise insanın aklanmasının “art arda kutlanan kutsal törenler aracılığıyla” gerçekleşeceğini anlatıyor. (Katolik Kilisesi Katekizmi, paragraf 1248.)